Tüm firmalar, milli güvenlik ve kişisel bilgilerden sorumlu tutulacak

Share

 TBD, BİM yöneticilerini 20. kez bir araya getirdi

Siber güvenlik konusuna değinen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bu konuda önemli bir uyarıda bulundu. Yıldırım, “Milli güvenlik ve vatandaşların bilgileri konusunda bütün firmalar sorumlu tutulacak. Yakında buna dair düzenlemeler gelecek” dedi.

“Kişisel verilerin gizliliği” konusunun dikkatle değerlendirilmesini isteyen Yıldırım, “Bilişim küresel bir olgu. Bilginin paylaşımı ve kişisel verilerin zarar görmeden kullanımı konusunda çalışmalıyız. Kişisel verilerin korunması ile ilgili yasal düzenleme hazırlıklarına başladık” diye konuştu.

4G konusunda, Türk Telekom – Argela- Netaş işbirliği ile bir Ar-Ge projesi başlatıldığını anımsatan Yıldırım, bu çalışmaların ardından 4G’nin geleceğini bildirdi. Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde Evrensel Hizmet Fonu’ndan ayrılarak planlanan 300 milyon dolarlık Ar-Ge katkısı için 300 firmanın başvurduğunu kaydeden Yıldırım, değerlendirmelerin bugünlerde yapılacağını söyledi.

Ar-Ge Fonu’nun harekete geçtiğini anımsatan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, birkaç yıl içinde Türkiye’nin çok farklı bir yere geleceği, yakında akıllı şehir, ev ve araçların yaşamımızın tam olarak içine gireceğine işaret etti. “Bir akıllı evde bin civarında sensör olacak. Bu kadar büyük verinin (big data) toplanması, işlenmesi ve saklanması önem kazanıyor. Bu ülkemiz için önemli fırsatlar yaratabilir” diyen Acarer, şunları söyledi:

“Kişisel verileri insanları mağdur etmeden nasıl işleyebileceğimizi cesaretle tartışmalıyız. Ve bu verilerin işlenmesi ve değerlendirilmesini de engellemememiz lazım. Ülkemize bu konuda çalışma yapmak isteyenlerin önünü açmak ve gereken yasal düzenlemeleri sağlamalıyız. 21.yy savaşlarını belirleyecek en önemli konulardan bir tüketici eğilimleri olacak.”

Bilişim sektörü olarak kamudan ciddi beklentileri olduğunu söyleyen Türkiye Bilişim Derneği (TBD Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Menteş, kamudan “yerli tercih” kavramını öne çıkarmalarını istedi. Türkiye’de “yanlış uygulamalar nedeniyle sistem entegratörü açığı” olduğuna dikkat çeken Menteş, “Sektör, büyük sistem entegratörlerini yeniden yaratmalı” dedi.

Bunun için şartnamelerin dönüştürülmesi, kamunun, özel sektöre rakip olmaması, özel sektör de “her işi ben yaparım” anlayışından vazgeçmesi gerektiğinin altını çizen Menteş, “Yaratılmış uzmanlıklardan meydana gelen bir eko-sistemi kuracak bir yapı oluşturulmalı, büyük firmalar küçük firmalarla çalışabilmeli… Ve özellikle iletişim sektöründe öldürücü bir rekabete tanık oluyoruz. Bu rekabet nedeniyle tüketicinin yaşayacağı olumsuzluk noktasında, TBD olarak devreye gireceğiz ve tüketicilerin yanında yer alacağız” diye konuştu.

Tüm bu açıklamalar, Türkiye bilişim sektörünün gelişmesi amacıyla tam 42 yıldır çalışmalarına aralıksız devam eden Türkiye Bilişim Derneği (TBD), her yıl düzenlenen ve gelenekselleşen etkinliklerinden ilki olan Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri (BİMY) Semineri’nde yapıldı.

BİMY’20, 4-7 Nisan 2013 tarihleri arasında Gloria Golf Resort Hotel Belek-Antalya’da gerçekleştirildi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile BTK tarafından desteklenen, “Bilişim Nakittir” ana temalı seminer, Digital Türkiye Platformu’nun ortaklığıyla düzenlendi. “Bilişim Nakittir” ana temalı BİMY’20 etkinliğine Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı H. Ersin Özince ve Gazeteci Coşkun Aral da katıldı.

Etkinlik kapsamında “İstanbul Finans & Bilişim Merkezi Olacak mı?”, “Güle güle nakit”, “Ekonomiye Katkı: Bilişimde Off-set Modeli” , “Büyük Veri”nin Efendisi olmak ve “Küresel Rekabet Açısından Bulut Bilişim Ekonomisi” başlıklı ufuk açıcı paneller düzenlendi.

Kurumsal veri kaybı, müşteriyi de kaybetmeye yol açıyor

uluslararası araştırma şirketi B2B’nin Kaspersky Lab için yaptığı çalışmaya göre, bu tür bir kayıp, sadece şirketi ve çalışanları olumsuz etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda müşteri bilgileri ve finansal verilerin de kaybıyla birlikte müşterileri de zarar uğratıyor. Araştırmaya göre, bu tür vakaların yüzde 36’sında şirketler, yine yüzde 36’sında ise müşteriler zor durumda kalıyor. Olayların %31’inde ise kaybedilen ya da çalınan çalışan verileri oluyor.

Araştırma sonuçlarına göre, veri sızdırma, kurum içi ya da kurum dışı nedenlerden kaynaklanabiliyor. BT uzmanlarının %35’i, en sık rastlanan kurum dışı tehditi, “Zararlı yazılım nedeniyle şirketlerin veri kaybı” olarak tanımlamış. Sonraki en sık rastlanan nedenler ise e-posta tabanlı saldırılar (%21) ve kimlik avı (%17) olarak sıralanıyor. Kurum içi tehditler söz konusu olduğunda ise, önemli verilerin kaybolması, siber suçluların mağdur bilgisayarlara zararlı yazılım bulaştırmak için faydalandığı şirket yazılımındaki zayıf noktalar (%25) nedeniyle gerçekleşiyor.

Yine aynı araştırma, yüksek orandaki veri sızıntılarının mobil cihazlardan geldiğini ortaya çıkarıyor. Katılımcıların %23’ü veri ihlalinin nedeni olarak veri kaybını gösterirken, %15’i mobil cihazların çalınmasını sebep olarak gösteriyor. Bu durumların %13’ünde önemli bilgiler, yanlış e-posta adresine mesaj göndermek gibi ihmalkarlık nedeniyle yanlış ellere düşüyor.

Kaynak: Bilgi Çağı

Share

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.