Avrupa Birliği 2020 Ajandası ve Türkiye

Share

Türkiye şu günlerde Cumhuriyet’in 100. yılında yani 2023 yılındaki hedeflerini belirlemeye çalışıyor. Tüm sektörlere yönelik çeşitli yaklaşımlar ortaya koyuyor. Biz TÜBİSAD olarak özellikle 2023 yılı hedeflerine varabilmek için, Bilgi ve İletişim Teknoloji’leri sektörünün stratejik önemini sürekli vurguluyoruz.

Bilişim sektörü büyümeye iki alanda güç sağlar. İlki, Bilişimin kendi dikeyinde ürettiği değer ve bunu üretme hızıdır. Fakat bilişim teknolojilerinin sağladığı büyüme daha da yüksek etkiyi kendisi dışındaki sektörlerde göstermektedir. Bilgi ve İletişim Teknolojileri her sektörde firmaların üretkenliğini ve verimliliğini arttırmak suretiyle büyümelerini desteklemektedir.

AB de aynı şeyi söylüyor

İşte tam bu noktada, 18-19 Nisan’da AB Bilgi ve İletişim Bakanları’nın katıldığı İspanya Granada’daki toplantı sonrasında açıklanan “Avrupa 2020 Dijital Ajandası” ile aslında söylemlerimizin ne kadar örtüştüğünü görüyorum. AB özellikle son yaşadığımız ekonomik krizden çıkış yolu olarak, “Bilgi ve İletişim Teknolojileri” sektörünü gösteriyor. AB’nin 2020 yılına yönelik bu bildirisi, benzer dönüşüm çabalarının AB için de geçerli olduğunu ortaya koyuyor. Kriz AB ile özellikle ABD arasında bu açıdan farklılıkları da açığa çıkardı. Burada bu bildiriden derlenen bazı başlıkları size aktarmak istiyorum. İşte başlıklar:

AB 2020 Dijital Ajandası

  • Avrupa Birliği, son ekonomik krizden çıkış için; sürdürülebilir ve kapsamlı gelişmelere dayanan hızlı ve etkin bir yol bulmak için çalışmaya davet etmektedir.
  • Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü, AB ekonomisi içinde önemli bir büyüme aracıdır. Bilgi ve İletişim Teknolojileri verimlilik artışına yüzde 50’lik bir katkı sağlamakta ve yeni iş fırsatları açısından önemli bir kaynak durumundadır.
  • Bilgi ve İletişim Teknolojileri, ekonomik dönüşümün hızlandırılması, uzun vadeli büyüme için gerekli olan hizmetlerin yeniden yapılandırılması ve altyapıların yenilenmesi sürecinin en etkili aracıdır.
  • Avrupa, özellikle Bilgi ve İletişim Teknolojileri pazarında yüksek hızda geniş bant, online mal ve hizmet dağıtımı ve online bilgi yayılımı ile ilgili olarak global rekabet gücünü artırarak “Dijital Ekonomi” içerisinde kendini hızlı bir kulvara koyabilir.
  • Avrupa’da etkili, akıllı ve sürdürülebilir büyüme için “İnternet Toplumu”na tam uyum için kapsamlı, gerekli olan imkanların tüm Avrupalılara sunulması zorunludur.

Alt yapıya yönelik tedbirler

Gördüğünüz gibi Avrupa da aynı şeyleri konuşuyor. Krizin özellikle bu ülkelerde yarattığı büyük hasar ve krizden çıkışta ABD’den daha fazla zorlanması, Avrupa’nın da bir anlamda kendini sorgulamasına neden oluyor. “Avrupa 2020 Dijital Ajandası”nda özellikle alt yapıya yönelik bazı tedbirler de sıralanıyor. İsterseniz bundan da bazı başlıklara bakalım. Çünkü gerçekten bunlar Türkiye için konuştuğumuz pek çok konuyu destekleyecek nitelikte. İşte bu tedbirlerden bazı başlıklar:

  • Alınacak teşvik tedbirleri ile 2013 yılına kadar tüm Avrupa vatandaşlarının temel geniş bant erişiminin sağlanması. 2020 yılına kadar ise tüm Avrupa vatandaşlarının yüksek hızlı geniş bant erişimlerinin gerçekleştirilmesi.
  • Geniş bant sağlayıcıları arasındaki rekabetin teşvik edilmesi yoluyla yüksek hızda geniş bant altyapıları ve ilgili hizmetlerde yatırımların artırılması. Düzenleyici tedbirlerle AB “e-iletişim” hizmetlerinde yeni nesil yüksek hızlı ağların piyasada yaygınlaşması için güçlü destekler sağlanması.
  • Uzun vadeli, sağlıklı, sürdürülebilir yatırımlar için rekabet desteklenmeli, bu yatırımların uzun vadeli finansmanı teşvik edilmeli.

Dijital Ekonomi için…

Akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir “Avrupa Dijital Ekonomisi” için bildiride ayrıca şu temel atılımların yapılması öngörüsü vurgulanıyor. Bir göz attığınızda size de hiç yabancı gelmeyecek:

  • Eğitim ve öğretimde Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nin yaygın kullanımı, örneğin; mobil bilgisayarların, dijital interaktif araçların, vatandaşlar ve işletmeler (özellikle KOBİ’ler) arasında dijital okur yazarlığın yaygınlaştırılması.
  • E-sağlık ve e-devlet gibi halk uygulamalarının açılması.
  • Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nin iklim değişikliği gibi önemli toplumsal sorunların ele alınmasında sistematik önceliğinin ortaya konması.
  • Tüketici ve online şirketler için e-imza, e-kimlik kartları, e-ödeme, e-internet güvenliği gibi konularda e-onay üzerinde AB uyum eylemleri aracılığı ile veri koruması, ağ ve bilgi güvenliği teşviklerinin sağlanması.
  • Bir kültür yaratmak açısından online güvenlik riskleri konusunda toplumsal farkındalık yaratmak, bilgi ve ağ güvenliği için Avrupa birliği genelinde ölçüler yaratmak, bu konuda Ar-Ge’ye yatırım yapmak.

2023’te bir adım önde!

Tabii bildiride dijital kullanıcı haklarından da bahsediliyor. Belki biz bu konuyu tam olarak etraflıca tartışmıyoruz. Bu başlıklardan bazılarında özellikle KOBİ düzeyindeki ileri teknoloji üreticilerinin desteklenmesi de yer alıyor:

  • Mevcut AB kurallarını yaygınlaştırmak için “E-iletişim ve online hizmetlerdeki dijital haklar kılavuzunun hazırlanması”.
  • E-devlet stratejilerinin organizasyonel, hukuksal, teknik düzeyde uygulanmasından emin olmak; özellikle e-kimlik ve e-imza.
  • E-devlet uygulamalarına inovasyonu ve etkin fiyat uygulamalarını yerleştirmek.
  • Araştırma fonları konusunda bürokratik bariyerleri indirgemek, risk sermayesini cesaretlendirerek Avrupalı Bilgi ve İletişim Teknolojileri firmalarının, özellikle de ileri teknoloji KOBİ’lerinin önünü açmak
  • Avrupa’nın lider olduğu pazarlarda Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörünün Ar-Ge ile yaratıcı çalışmalarda bulunmasını desteklemek. Örneğin; sağlık, yeşil mobilite, “smart grids”, enerji etkinliği veya gelecekte stratejik olacak “Future Internet” veya “Cloud Computing”.
  • Uluslararası arenada AB’nin rolünü güçlendirmek için üye ülkeler ile iyi bir koordinasyon ile Bilgi ve İletişim Teknolojileri standartlarının belirlenmesi.

Evet, Avrupa’nın “2020 Dijital Ajandası” ortada. Bilmiyorum bu özetlemeye çalıştığım ajanda başlıkları size ne ifade ediyor. Hedeflerimizin paralelliğinin yanı sıra bana bir şey daha ifade ediyor. O da aslında Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nde treni hiç de kaçırmadığımız. Eğer elimizi çabuk tutar, hızlı çalışırsak elimizdeki girişimci ve iyi eğitilmiş, genç nüfus avantajlarını kullanarak, 2023’te Avrupa’nın bir adım önünde olabiliriz.

Turgut Gürsoy
TÜBİSAD Başkanı

Kaynak: saplogo

Share

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.